Yerli Tigana

Kara Kartalların Buluşma Noktası

Yerli Tigana

#253 Mesaj | sChAdOw | 01 Eki 2007 08:47

Aslında bu maçın yazısını yazmama hiç gerek yoktu. Geçen sene Mösyö Tigana?ya yazılan herhangi bir maç yazısını arşivden alıp aynen buraya koyabilirsiniz. Takım yine dizginlenmiş, rakip korkusundan, ne kadar defans gücü yüksek oyuncu varsa sahaya sürülmüş, rakip kaleyi düşünen oyuncular ise kenara çekilmişti. Bir takımın kadrosunda sakat Ricardinho?yu saymaz isek, Delgado, Higuain, İbrahim Akın, Mehmet Yozgatlı, Burak Yılmaz gibi en az 3 takımın forvet hattını kurabilecek oyuncular var ve sen bunları kullanamıyor isen Ertuğrul Sağlam?ın şapkasını önüne koyup düşünmesi gerekiyor

Ertuğrul Sağlam göreve geldiğinde Beşiktaş camiasına verdiği ilk sözü koşan ve saldıran bir ekip kurmak olmuştu. Ligin ilk haftalarını ve şampiyonlar ligi eleme maçlarını biraz şanslarının biraz da isteklerinin yardımı ile kazandılar. Yeni geldiğiniz bir takımda her şey yolunda gidiyor, ligde 3te3 yapılmış, şampiyonlar ligi vizesi alınmış ise artık kafanız rahattır. İstediğiniz ve hayalini kurduğunuz takım için yeterli krediyi cebinize koymuşsunuzdur, artık gerekli riskleri almanın zamanı gelmiştir. Sanki olaylar böyle gelişmemiş, oynanan tüm maçlarda puan kaybedilmiş gibi bir anda öyle sinik, öyle ezik kadrolar ve sistemler sahaya sürülmeye başladı ki, herkes gibi biz de şaşırdık kaldık.

Bu geceki Galatasaray, benim son senelerde gördüğüm en kötü oyununu oynadı. Kazanmamak için onlarca sebepleri olmasına rağmen istemeye istemeye maçı kazandılar. Kalli Beşiktaş?ı çok iyi analiz etmiş, kanatları ikişer oyuncu ile bloke etmişti. Kanatları çöken Beşiktaş?ın orta göbeğinde de hücumu düşünmeyen iki ön libero olunca, ortaya rakip sahaya bile gitmekten aciz bir takım portresi çıktı.

Maç sırasında cep telefonum hiç susmadı, 15 yaşındaki yeğenimden 60 yaşındaki babama; okul arkadaşlarımdan, iş arkadaşlarıma tüm Beşiktaş?lı dostlarım beni arayıp takımın halinden yakındı. Maçın 1-0 ya da 1-1 olması onlar için önemli değildi. Onlar için önemli olan takımlarının maçlarını başları dik seyredebilmekti. Rakibinin üstüne giden, gerekirse kontralardan gol yiyen Beşiktaş?ı özlemişlerdi. Baskı yiyen değil, baskıyı kuran taraf olmayı istiyorlardı ve de çok haklılardı. Hiç birine bir şey diyemedim, kimi Ertuğrul?dan, kimi yönetimden dertliydi ama mühim olan ve gerçek olan şuydu ki hepsinin içi yanıyordu.

Bu kadar karamsar tablo çizdikten sonra, dikkatimi çeken tek husus Sinan Engin?in maçtan sonra çıkıp seyirciden özür dilemesi oldu. İşin bana umut veren yönü, herkesin gördüğünü onlarda görüyor, ekrana çıkıp kendilerini eleştiriyor ve gerekenin yapılacağı mesajını veriyordu. Beşiktaş adına umarız ki, bu hatalardan dönülür ve güzel günlere yelken açılır.

Not: Hakemler yine Beşiktaş?ın puanları alıp rakibe hediye ettiler, ama Beşiktaş o kadar kötü ve aciz oynuyor ki, içimizde hakemlere bir iki laf etmek bile gelmiyor. Bir de bugünkü maçta gördüm ki, hakemlerimiz eğitim yönünden ciddi eksikleri var, bugün itibari ile her yazımda hakemlerimiz için özel ders köşesi açmaya karar verdim.

Özel Ders No1:

FIFA?nın yayınladığı bültenlere özellikle vurgulanan bir konu var. Bir futbolcuya sarı veya kırmızı kart gösterecekseniz önce sakin olun. Futbolcunun yüzüne vurur gibi asla kart göstermeyin, sert ya da aşırı tepkilerden kaçının. Zaten elinizdeki o kart futbolcuya verdiğiniz en büyük cezadır. Başka bir şekilde futbolcuyu uyarmanıza ya da azarlamanıza gerek yoktur. Futbolcuyu yanınıza çağırın, önce karta futbolcunun numarasını işleyin ve ardından çok yumuşak bir şekilde sarı ya da kırmızı kartınızı futbolcuya gösterin. Kesinlikle geçen hafta Yunus Yıldırım?ın yaptığı gibi sinirden eliniz ayağınız birbirine karışmasın. Komik durumlara düşmeyin, kendinizi ve hakemlik camiasını rezil etmeyin.
sChAdOw
 

Dön Beşiktaş

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 3 misafir

cron